
Ne çok duyarız bir ilişki içinde davranışların yanıt olduğunu.
Her gün seanlarda kişiler arası ilişkilerdeki iletişim problemlerini çalışıyorum. Günümüz koşullarında bilgiye ulaşmak çok kolay. Bu da merak ettiğimiz her konuda kendimizi geliştirebilmemizi sağlıyor. Kadın erkek ilişkileri, kişisel gelişim, iletişim teknikleri, psikolojiye dair genel bilgiler artık pek çok kişi tarafından kolaylıkla ediniliyor.
‘Teoride sahip olunan bunca bilgiyle, ilişkiler içinde yaşanan sorunlar nasıl hala engellenemiyor, insanlar artık bu sorunun yanıtı peşinde koşuyor.
Kim bilir kaç tane kişisel gelişim kitabı bitirdin? Narsistik kişilik bozukluğunu kim bilir kaç yerden inceledin? Toksik ilişki yönetimine dair ne çok bilgiye sahipsin kim bilir?
Peki neden olmuyor? Bunca bilgiye rağmen ilişkilerinde neden sorun yaşıyorsun sence?
Gerçekten tek problemin fazla fedakar olman, gereğinden fazla adım atman, dengede ağır basan taraf olman, hep temiz kalbin olabilir mi?
Peki buradaki özeleştirin yanlış ya da eksik olabilir mi?
Bugüne kadar yaptığım binlerce saatlik seanslarda genellikle hep aynı hatalarla karşılaşıyorum. Kişikler sadece sorularına yanıt, taleplerine karşılık, yaşanan hatalardan çıkarılmış derslerle yol almak istiyorlar.
‘Benim yakıtım ilgidir’ diyor kadın.
‘İlgilen benimle.
Ben senin hayatında öncelikli hissetmek istiyorum. Birlikteliğimizin senin için de kıymetli olduğunu fark etmek istiyorum. Hayatına beni dahil ettiğini, hayatımda olup bitenle zihnini meşgul ettiğini yaşamak istiyorum’ diyor.
Çok haklı bir yaklaşım. Bunları istemek, gerçek bir ilişki istemek demek.
Erkek ise ‘varlığıma saygı duyduğunu görmek istiyorum diyor. Karar alırken, ilişkimizin sorumluluğuna göre karar al diyor. Dikkat çekecek şekilde davranma. Sadece bana ait olduğundan yana şüphe duymama sebep olacak davranışları yapma. Dırdırla gelme bana. Ben basit bir dilden anlıyorum. Anladığım dili öğren’ diyor.
Güler yüzünü eksik etme benden….
Çok haklı bir yaklaşım. Bu, ben senin yanında erkeğin olduğumu hissetmek istiyorum demek.
İlişkinin başlarında kişiler birbirini yeterince tanımadığı için kendimizi anlatmak, ilişkiden beklentilerimizi sıralamak, partnerin beklentilerini dinlemek anlaşılır bir durumdur.
Ancak ilişkinin başından itibaren beklentiler sıralanıyor ancak partner karşılamıyorsa, BU BİR YANITTIR.
Kişiler bazen ‘yapamıyorum’ demez. Yapmaz.
Kişi bazen ‘bu kadar gösterdiğim ilgi bence yeterli’ demez. Verdiği kadarını vermeye devam eder.
Kişi bazen özgürlüğünü bırakmak istemez. Bağ kurmayı reddeder.
Kişi bazen sorumluluk almayı istemez. Sorumluluk alacağı konulara mesafeli yaklaşır.
Bunlar yanıt değil mi?
Yapmamak da bir yanıt değil mi?
Bu aşamada kişiler tekrar tekrar aynı talepleri, aynı dili kullanarak tekrar etmeye devam ederler. Tekrar söyler. Tekrar tartışır. Tekrar mesafe koyar. Tekrar barışır. Tekrar ve tekrar…
‘Onu da söyledim. Bu sefer çok ağır konuştum. Bu sefer ilk defa biteceğini net anladı’
‘Dün gece mesaj atmış. Özlemiş. Öyle konuştuk. Sabah günaydın mesajı atmış. Bu sefer değişecek kesin.’
Özledim mesajına değil, konuşup bulduğu çözümleri hayata geçirişine dönmezsen daha çok anlatırsın taleplerini.
Seni kaybetmeyi istemeyen kişi, davranışsal olarak değişim gösterir.
Neden yapmıyor? Sorusu bir sonuca ulaştırmaz. Çünkü yapmayışının nedenini bulmak, yapmayışına bir kılıf aramak gibidir.
Yapmasını istediğin davranış talebinde net değil misin?
Yapmıyorsa, sebebi neyi değiştirir ki?
Yapmamak yanıttır. Sana söylediği sözleri bahane etmene gerek kalmamıştır.
Dönelim en başa…
İlişkinin karşı taraf için ne ifade ettiğini merak ediyorsan sözlere değil eylemlere bakmalısın.
Bütün yanıtlar orada saklı…
