Kabuğu kırmaya cesaretin var mı? Blok Yazıları

İletişimi yanlış öğrenmenin faturasını ödüyoruz hayatta. İletişim sadece konuşmak mı? Cümle kurmayı bilmek mi? Bu kadar olsaydı eğer, bu işin fakültesi olur muydu? Aslında olmamalıydı... İletişim okul sıralarıyla, silgiyle, kalemle ilk tanıştığımız andan itibaren ders olarak zaten veriliyor olmalıydı. Duygu yönetimini, empatiyi okul yıllarında öğrenmeliydik hepimiz.

Dinlemeyi bile bilmiyorken daha, doğru iletişim kurmayı, kendimizi doğru ifade etmeyi, bize anlatılana sebep olan duyguyu fark etmeyi nasıl bilebilirdik ki?

Kişiler arası iletişimi geçekten öğrendiğini düşün. Üstelik bunu toplum olarak, herkesin öğrendiğini...

İkili ilişkilerde yaşanan sorunlar büyük oranda çözülmez miydi?

Beni anlamıyor yakarışları sessizleşmez miydi?

Küserek iletişimi kesmeler, mesafe koyarak oluşan belirsizlikler, hayatını dolduruyor mu yoksa seni oyalıyor mu diye şüpheler bitmez miydi?

İletişimi doğru öğrenmek inan, pek çok sorunu çözerdi.

Ancak hiçbir şey için geç olduğunu düşünmüyorum. Gücümüz belki herkesi kurtarmaya yetmez ama kendi gemimizin kaptanı bizsek eğer, dümeni mutlu limana kırabiliriz. Kendimizi kurtarabiliriz.

Psikoloji, kişisel gelişim, bireysel farkındalık alanında kaç kitap okudun kim bilir... Ancak iletişim, psikoloji artı birdir (+1) Çünkü doğru iletişimi sağlamak için hem kendi duygu yönetimini sağlaman, hem de karşındaki kişinin alt duygusunu fark etmen gerekir.

Birinin zihnini okumak şu anda mümkün olmayabilir. Ancak iletişim ve duygu yönetimini bilen kişiler, niyet okuyabilirler. Kurban bilincini bırakmaya cesaret göstererek, yetişkin bilinciyle hayatın sorumluluğunu alan kişiler, gerçeklikle yüzleşebilirler.

Mutsuz olduğu masaya yumruğu vurup kalkan kişiler, mutlu olacakları bir yolda baharı yaşayabilirler.

Hiçbir şey için geç değil...

Cesaretin var mı?

 

Meriç Sarızeybek

İletişim Uzmanı & Eğitmen

up