Müsait Değilim Blok Yazıları

Yaş ilerleyince hayırların sesi daha yüksek çıkıyor.

Eyleme dönmeyen söylemlere tahammül azalıyor.

Bahanelere yanıt vermiyor, sessizce uzaklaşıyor insan.

Çünkü bahanelerin, sadece istemeyenlerin dilinden döküldüğünü biliyor.

Laf anlatmak zor geliyor. Defalarca anlattığın, tekrar tekrar çözmeye çalıştığın artık olsa da önemini yitiriyor.

Biri kalsın diye uğraşlar, kalan sevsin diye yakarışlar, görülmek için ortalara atılmalar bitiyor.

Zaman geçtikçe insan dinginleşiyor.

İzlemeyi tercih ediyor. Kimde ne kadar olduğunu, kimin kendinde ederinin ne olduğunu daha hassas tartıyor. Bol kepçeden zaman ayırmıyor mesela. Zamanı kaliteli sohbetlerle doldurmak istiyor.

Bir başkasının hayatını konuşmak, eskisi kadar keyif vermiyor.

Ne oluyor biliyor musun?

Önemsediklerin sandığın kadar önemli çıkmayınca boşvermeler netleşiyor.

Seviyorsa söylesin elbette ama en çok hissettirsin istiyor insan.

Yediği çikolatadan seversin diye getirmesi anlam kazanıyor. Kucak dolusu gül her kadını mutlu eder. Getirsin elbet. Ama göğsünde yatırırken, gönlünü okşamayı bilsin. Sırdaşın olan insanı istiyor insan.

Sözünün eri...

Dostun en hakikisini arıyor mesela.

Memeli canlı gurubundaymışız ama biz omurgalısını arıyoruz...

Yani sözün sözü yaş ilerleyince, sadece samimiyete, samimi niyete gönlü oluyor insanın.

Değer sandın. Değmedi mi? Zaman boşa mı geçiyor?

Müsait değilim daha net çıkıyor.

O bu cevaptan ne çıkarıyor? Umurunda bile olmuyor.

 

Meriç Sarızeybek

İletişim Uzmanı & Eğitmen

up